
Çocuk sahibi olmak için İstanbul’dan Kiev’e: Türk çiftler neden Ukrayna’yı tercih ediyor?
İstanbul’a modern üreme tıbbı olanaklarının yetersiz olduğu bir şehir demek oldukça zor. Burada onlarca klinik faaliyet gösteriyor; IVF (tüp bebek) uygulamaları, embriyoların genetik tanısı ve farklı infertilite türlerinin tedavisi gerçekleştiriliyor. Peki neden yıllardır çocuk sahibi olmaya çalışan bazı Türk çiftler sonunda Kiev’e gitmeye karar veriyor?
Bunun nedeni çoğu zaman tıbbi hizmetlerin kalitesi değil, farklı ülkelerde hangi üreme programlarının yasal olarak uygulanabildiğidir.
Standart IVF artık yeterli olmadığında
Birçok çift için kendi yumurta ve sperm hücreleriyle gerçekleştirilen IVF gerçekten çözüm olabilir. Ancak bazı durumlarda sorun daha karmaşıktır: yumurtalık rezervi neredeyse tükenmiştir, kaliteli yumurta elde edilemiyordur, kadın gebeliği kendisi taşıyamıyordur ya da daha önce gerçekleştirilen birkaç tedavi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
İşte tam bu noktada hastaların farklı ülkelerde sahip olduğu seçenekler değişiklik gösterir. Türkiye’deki mevzuat, yardımcı üreme tekniklerinin eşler arasında uygulanmasına izin verirken donör üreme hücrelerinin kullanılmasına ve taşıyıcı anneliğe izin vermemektedir. Bu durum, Türkiye’deki üreme tıbbının Ukrayna’dakinden daha geride olduğu anlamına gelmez. Sadece belirli tanılara sahip hastalar için kendi ülkelerindeki mevzuatta öngörülmeyen bir üreme programına ihtiyaç duyulabilir.
Neden Ukrayna?
Ukrayna’da uygulanabilen yardımcı üreme teknolojilerinin kapsamı daha geniştir. Ukrayna’daki mevzuat; donör yumurtalarının ve embriyoların kullanımını, ayrıca taşıyıcı annelik programlarını düzenlemektedir. Taşıyıcı anne tarafından dünyaya getirilen çocuğun ebeveynlerinin yabancı ülke vatandaşları olduğu durumlar için de ayrıca belirli prosedürler öngörülmektedir.
Bu nedenle Türk bir çift için Kiev’e gitmek yalnızca “bir IVF daha” denemek anlamına gelmeyebilir. Önceki yöntemler sonuç vermediyse, ebeveynliğe giden farklı bir yolu değerlendirme fırsatı olabilir.
Örneğin yumurtalık rezervi kritik derecede düşük olan bir kadına doktor, donör yumurta programını önerebilir. Gebeliğin tıbben sakıncalı olduğu veya kadının fiziksel olarak çocuk taşıyamadığı durumlarda ise gerekli tıbbi ve hukuki koşulların karşılanması halinde taşıyıcı annelik programı değerlendirilebilir.
BioTexCom: Yabancı çiftler için program yalnızca bir IVF prosedüründen ibaret değil
Kiev’de bulunan BioTexCom Üreme Tıbbı Merkezi’ne Türkiye dahil olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden hastalar geliyor. Merkezde IVF, yumurta donasyonu ve taşıyıcı annelik programları uygulanıyor. Yabancı hastalarla yürütülen süreç ise yalnızca tıbbi işlemlerle sınırlı kalmıyor.
İlk aşamaların bir bölümü uzaktan gerçekleştirilebilir: çiftler tetkik sonuçlarını iletebilir, danışmanlık alabilir ve kendi durumlarına hangi programın uygun olduğunu öğrenebilir. BioTexCom ayrıca gerekli durumlarda biyolojik materyalin yurt dışından alınması ve taşınması sürecini de organize eder.
Yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzaktan gelen hastalar için sürecin tamamını görebilmek önemlidir: ilk danışmanlıktan uygun programın seçimine, tıbbi takibe, hukuki prosedürlere ve bebeğin doğumuna kadar.
Bazen Kiev “bir başka klinik” değildir
Birkaç başarısız IVF denemesinden sonra başka bir klinik, başka bir doktor veya yeni bir protokol aramaya başlamak çok doğaldır. Ancak bazen mesele artık bir sonraki stimülasyonun nerede yapılacağı değildir. Değişmesi gereken, tedavi stratejisinin kendisidir.
Bu nedenle bazı Türk aileler için İstanbul–Kiev yolculuğu, kendi ülkelerindeki tıbba duyulan güvensizlikten başlamaz. Bu yolculuk, çiftin kendi özel durumunda Ukrayna’da uzun zamandır bekledikleri çocuklarına kavuşmalarını sağlayabilecek başka bir yasal üreme seçeneğinin bulunduğunu öğrenmesiyle başlar.