
Taşıyıcı anne mi, evli çift mi: yasa kimi ebeveyn olarak tanıyor?
Anne ve baba adaylarının en çok endişe duyduğu sorulardan biri aslında oldukça basittir: Çocuk dünyaya geldiği anda yasal olarak anne ve babası kimdir? Taşıyıcı anne, yalnızca bebeği taşıdığı ve doğurduğu için otomatik olarak annelik haklarına sahip olur mu?
Ukrayna’da bu sorunun cevabı, anneliğe ilişkin günlük anlayışla değil, aile hukukunun hükümleriyle belirlenmektedir. Ukrayna’daki taşıyıcı annelik modelinin temel özelliklerinden biri de tam olarak budur.
Doğum yapmak, yasal anne olmak anlamına gelmez
Geleneksel bir gebelikte durum açıktır: Çocuğu doğuran kadın genellikle onun annesidir. Ancak taşıyıcı annelik söz konusu olduğunda yasa farklı koşulları dikkate alır.
Yardımcı üreme teknolojileri kullanılarak evli bir çift için oluşturulan embriyonun başka bir kadının rahmine transfer edilmesi durumunda, çocuğun ebeveynleri evli çifttir. Bu ilke, Ukrayna Aile Kanunu’nun 123. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Dolayısıyla taşıyıcı anne son derece önemli bir rol üstlenir — bebeği taşır ve dünyaya getirir — ancak hamilelik ve doğumun kendisi onu çocuğun yasal annesi yapmaz.
Burada önemli bir ayrıntı vardır: Taşıyıcı annenin önce çocuğun annesi olduğu, ardından gelecekteki ebeveynler lehine çocuktan “vazgeçtiği” bir durum söz konusu değildir. Programın hukuki yapısı farklıdır — ebeveynlik, yardımcı üreme teknolojilerinin uygulanmasına ilişkin belirlenmiş kurallara göre tespit edilir.
Doğumdan sonra ne olur?
Çocuğun doğumu, “ebeveynlik haklarının devredilmesi” sürecini değil, belgelerin düzenlenmesi sürecini başlatır. Embriyonun başka bir kadına transfer edilmesi sonucunda dünyaya gelen bir çocuğun doğumunun resmi olarak kaydedilebilmesi için mevzuatta öngörülen tıbbi belgeler gereklidir. Gerekli işlemler tamamlandıktan sonra, ilgili resmi belgelerde çocuğun ebeveynleri olarak anne ve baba adayları belirtilir.
Bu nedenle profesyonel bir taşıyıcı annelik programı yalnızca IVF, embriyo transferi, gebelik takibi ve doğumdan ibaret değildir. Tıbbi süreç ile hukuki süreç birlikte yürütülmelidir.
BioTexCom’da hukuki destek programın önemli bir parçasıdır: Belgeler ve ebeveynliğin resmi olarak düzenlenmesine ilişkin prosedür, her ailenin özel durumuna göre hazırlanır. Yabancı çiftler söz konusu olduğunda ise vatandaşlıklarının bulunduğu ülkenin gereklilikleri de ayrıca dikkate alınır.
Yabancı ebeveynler için süreç neden daha karmaşıktır?
Burada sıklıkla gözden kaçırılan önemli bir ayrıntı vardır. Ebeveynliğin Ukrayna mevzuatına uygun olarak belirlenmiş olması, başka bir devletin otomatik olarak tamamen aynı yaklaşımı uygulayacağı anlamına gelmez. Taşıyıcı anneliğe ilişkin kurallar ülkeden ülkeye önemli ölçüde farklılık gösterir: Bazı ülkelerde yasal olarak düzenlenmiş prosedürler bulunurken, bazılarında ciddi kısıtlamalar hatta yasaklar söz konusu olabilir.
Bu nedenle yabancı bir çift için hukuki süreç aslında iki bölümden oluşur: Çocuğun doğumunun Ukrayna’da doğru şekilde kaydedilmesi ve ardından ebeveynliğin tanınması, vatandaşlığın alınması ve çocuğun ülkeden çıkışı için gerekli belgelerin ilgili ülkenin mevzuatına göre hazırlanması. İşte bu nedenle hukuki incelemenin bebeğin doğumundan sonra değil, programa başlamadan önce yapılması gerekir.
Taşıyıcı anne çocuğu “kendisine saklamaya” karar verebilir mi?
Bu korku büyük ölçüde filmlerden, sansasyonel haber başlıklarından ve tamamen farklı hukuki modellerin uygulandığı ülkelerde yaşanan olaylardan kaynaklanmaktadır. Ukrayna’daki gestasyonel taşıyıcı annelik programında durum, “çocuğu kim doğurduysa çocuk onundur” prensibine dayanmaz. Çocuğun hukuki soybağı, yardımcı üreme teknolojilerinin uygulanmasına ilişkin özel hukuk kuralları doğrultusunda belirlenir.
Bu nedenle en büyük yanılgılardan biri, taşıyıcı anneliği doğumdan sonra bir kadının “kendi çocuğunu” başka bir aileye vermesi gereken bir anlaşma olarak görmektir. Programın hem hukuki hem de tıbbi mantığı tamamen farklıdır.
Sonuç
Güvenilir bir program doğumhanede başlamaz. Süreç; tıbbi koşulların doğru şekilde belirlenmesi, gerekli belgelerin ve sözleşmelerin hazırlanması, anne ve baba adaylarının hukuki statüsünün kontrol edilmesi ve çocuğun doğumdan sonra nasıl kayıt altına alınacağının önceden bilinmesiyle başlar.
Bu nedenle “Resmi belgelerde ebeveyn olarak kimler yer alacak?” sorusu, kliniğe ve hukuk uzmanlarına sorulması gereken ilk sorulardan biri olmalıdır. Doğru şekilde organize edilmiş bir programda bu sorunun cevabı, ultrasonda bebeğin kalp atışlarının ilk kez görülmesinden çok daha önce net olmalıdır.
