
Dünyada doğurganlık oranının düşmesi — nedenler, istatistikler ve çözümler
Dünyada doğurganlık neden düşüyor: istatistikler, sebepler ve IVF ile üreme tıbbının demografik krizi çözmedeki rolü.
Read more
Dünyada doğurganlık neden düşüyor: istatistikler, sebepler ve IVF ile üreme tıbbının demografik krizi çözmedeki rolü.
Read more
Mitokondriyal replasman tedavisi, anneden çocuğa kalıtsal hastalıkların geçişini önlemeye yardımcı olan modern bir üreme tıbbı yöntemidir.
Read more
Birkaç yıl önce bu konu bilim kurgu gibi geliyordu. Bugün ise pronükleer transfer teknolojisi, çocuklarına ciddi genetik hastalıklar geçirme riski olan aileler için yeni bir umut sunuyor.
Read more
İnsan vücudundaki her hücrede iki genetik bilgi kaynağı bulunur. Birincisi, göz rengi, boy ve fiziksel özellikler gibi birçok özelliğimizi belirleyen nükleer DNA’dır. Ancak ikinci bir kaynak daha vardır — mitokondriyal DNA.
Read more
Her gün Kiev’de Avrupa, Amerika, Asya ve Avustralya’dan çiftlerle karşılaşıyoruz. Birçoğu binlerce kilometre yol kat etti, yıllarca sonuçsuz tedaviler gördü ve kendi ülkelerinde defalarca olumsuz yanıt aldı.
Read more
Kısırlık genellikle kişisel bir sorun olarak görülür. Ancak 21. yüzyıl gösterdi ki bu, bireysel bir hikâye değil; ekonomiyi, iş gücünü, siyaseti ve hatta ulusal güvenliği etkileyen küresel bir demografik krizdir.
Read more
Vücudumuzdaki her hücrede bir çekirdek bulunur. İşte DNA — göz rengini, boyu, yüz hatlarını belirleyen o “kod” — burada saklanır. Ancak hücrenin daha az bilinen başka bir bölümü daha vardır — mitokondri.
Read more
Ukrayna, ebeveynlik şansı arayan binlerce çift için artık sadece bir ülke değil — imkânsızın gerçeğe dönüştüğü bir yer.
Read more
Mitokondriyal terapi sadece bir yenilik değil, tıbbın çaresiz kaldığı yerlerde doğanın hatalarını düzeltmeyi sağlayan bir atılımdır.
Read more
Bundan birkaç on yıl önce, “mitokondriyal hastalık” teşhisi adeta bir hüküm gibiydi. Bu, çocuğun kasları, kalbi, beyni, görmeyi etkileyen ve neredeyse tedavi edilemeyen ağır bir hastalığı miras alacağı anlamına geliyordu.
Read more