Taşıyıcı annelikten neden korkmamalısınız

Taşıyıcı annelik, korkuların gerçeklerden daha fazla olduğu konulardan biridir.
İnsanlar bunu bildikleri için değil, duydukları için korkarlar. Ve çoğu zaman doğrudan kaynaktan değil.

Ancak duyguları ve mitleri bir kenara bırakırsak, basit bir gerçek kalır: Bu, başka türlü mümkün olmayan durumlarda bir çocuğun dünyaya gelmesine yardımcı olan tıbbi bir teknolojidir.

Bu “başkasının çocuğu” değil, sizin çocuğunuzdur

En yaygın korku şudur: “Ya bu çocuk bizim olmazsa?”

Gestasyonel taşıyıcı annelik programında taşıyıcı annenin çocukla genetik bağı yoktur. Embriyo, biyolojik anne ve babanın yumurtası ve spermiyle (veya tıbbi gereklilik durumunda donör materyaliyle) oluşturulur.

Taşıyıcı anne, hamileliği taşımaya yardımcı olan kadındır.
Çocuğu “teslim etmez”. Tıbbi bir işlevi yerine getirir — karmaşık ama kontrol edilen bir süreçtir.

Bu bir kaos değil, hukuki olarak düzenlenmiş bir süreçtir

Korku №2 — “Ya vazgeçerlerse?”, “Ya belgelerde sorun çıkarsa?”

Taşıyıcı anneliğin yasal olduğu ülkelerde (örneğin Ukrayna’da) her şey açık sözleşmelere dayanır. Tarafların hakları yasa ile belirlenmiştir. Çocuk doğum anından itibaren hukuken biyolojik ebeveynlere aittir.

Bu sözlü bir anlaşma değildir. Tıbbi, psikolojik ve hukuki destekle düzenlenmiş bir mekanizmadır.

Bu bir “sömürü” değil, bilinçli bir tercihtir

Bir diğer mit, taşıyıcı annelerin zorlandığı ya da ne yaptıklarını anlamadıklarıdır.

Gerçek farklıdır: kadınlar sıkı bir tıbbi seçime, psikolojik değerlendirmeye ve danışmanlığa tabi tutulurlar. Kendi sağlıklı çocukları vardır ve kararı gönüllü olarak verirler.

Birçok kadın için bu sadece maddi bir konu değil, aynı zamanda başka bir ailenin ebeveynlik duygusunu yaşamasına yardımcı olma bilincidir.

Bu “son çare” değil, rasyonel bir karardır

Birçok çift yıllarca başarısız tüp bebek denemeleri yapar, on binlerce dolar, emek ve duygu harcar. Bazen sorun embriyoda değil, gebeliğin taşınamamasındadır: rahmin olmaması, tıbbi kontrendikasyonlar, ağır kronik hastalıklar.

Taşıyıcı annelik bir yenilgi değildir. Bu bir strateji değişikliğidir.

Çocuk psikolojik olarak “zarar görmez”

Bir diğer korku şudur: “Bu durum çocuğu nasıl etkiler?”

Araştırmalar, taşıyıcı annelik yoluyla doğan çocukların psikolojik olarak diğerlerinden farklı olmadığını göstermektedir. Onların duygusal durumu doğum şekliyle değil, sevgi, istikrar ve aile ortamıyla belirlenir.

Çocuk için önemli olan “nasıl dünyaya geldiği” değil, beklenmiş olmasıdır.

Korku doğaldır. Ancak kararınızı yönetmemelidir

Her tıbbi teknoloji bir zamanlar korkutucu görünmüştür. Tüp bebek de bir zamanlar “doğal olmayan” kabul edilmiştir. Bugün standart bir prosedürdür.

Taşıyıcı annelik, üreme tıbbının sadece bir başka aracıdır. Ne sihirdir. Ne sansasyondur. Ne de tabudur. Somut bir soruna verilen bir yanıttır.

Asıl soru — gerçekte neden korkuyorsunuz?

Yargılanmaktan mı? Bilinmezlikten mi? Kontrolü kaybetmekten mi? Hukuki ayrıntılardan mı? Çoğu korku, bilgi ve profesyonel destek ortaya çıktığında kaybolur. Çünkü sonuçta taşıyıcı annelik karmaşık planlar hakkında değildir. Başka türlü doğması mümkün olmayan bir çocuk hakkındadır. Ve sadece alışılmadık göründüğü için reddedilmemesi gereken bir şans hakkındadır.