
Kendi yumurtalarınız mı, donör yumurtaları mı: ne zaman artık zaman kaybetmemek gerekir?
“Kendi yumurtalarımla bir kez daha deneyelim.” Birçok kadın için bu cümle ikinci, üçüncü, hatta beşinci başarısız tüp bebek tedavisinden sonra tekrar edilir. Genetik olarak kendisine ait bir çocuk sahibi olma isteği son derece anlaşılırdır. Ancak üreme tıbbında, yeni bir denemenin artık bir şans için mücadele etmekten çok zaman kaybına dönüşebileceği bir nokta vardır.
Peki bu sınıra yaklaşıldığı nasıl anlaşılır? “Artık donör yumurtasına geçme zamanı” diyebilecek tek bir test yoktur. AMH değerinin 0,5 veya 0,2 ng/ml olması tek başına her şeyin bittiği anlamına gelmez. Aynı şekilde 40 veya 42 yaşında olmak da kişinin kendi yumurtalarından otomatik olarak vazgeçmesi gerektiği anlamına gelmez.
Doktor durumu bir bütün olarak değerlendirir: kadının yaşı, yumurtalık rezervi, antral folikül sayısı, yumurtalıkların önceki stimülasyonlara verdiği yanıt, elde edilen olgun yumurta sayısı, döllenme sonuçları ve en önemlisi, transfer için uygun embriyoların elde edilip edilemediği. Önceki tedavilerin geçmişi çoğu zaman tek bir test sonucundan çok daha fazla bilgi verir.
Yumurta elde etmek, embriyo elde etmek anlamına gelmez
Bu, özellikle 40 yaşından sonra anlaşılması gereken en önemli noktalardan biridir. Bir veya birkaç yumurta elde edilebilir ve stimülasyon teknik olarak başarılı kabul edilebilir. Ancak tüp bebek tedavisinin nihai amacı yumurta elde etmek, hatta yalnızca döllenmenin gerçekleşmesini sağlamak değildir. Asıl amaç, bir bebeğin doğumuna ulaşma potansiyeli olan bir embriyo elde etmektir.
Yaş ilerledikçe yalnızca mevcut yumurtaların sayısı azalmaz. Kromozomal anomalilere sahip yumurtaların oranı da artar. Bu nedenle yumurta toplama işleminden uygun bir embriyo elde edilmesine kadar geçen süreç giderek uzayabilir: stimülasyon → bir yumurta → döllenme → gelişimi duran embriyo → yeni bir stimülasyon. Bu süreç aylar boyunca tekrarlanabilir.
Donör yumurtaları ne zaman ciddi olarak değerlendirilmelidir?
İlk başarısız denemeden hemen sonra değil. Ancak kendi yumurtalarıyla art arda stimülasyonlara devam etmenin dikkatle yeniden değerlendirilmesi gereken durumlar vardır. Örneğin birkaç tedavide üst üste çok az sayıda yumurta elde ediliyorsa, yumurtalar döllenmiyorsa, embriyolar sürekli gelişimini durduruyorsa veya transfer için uygun bir embriyo elde edilemiyorsa.
Bu karar özellikle ileri üreme yaşında daha önemli hale gelir, çünkü zamanın kendisi sonraki başarı şansını etkiler. Bu noktada soru artık “Kendi yumurtalarım hâlâ var mı?” değil, “Bu yumurtalardan bir bebeğin doğumuna ulaşabilecek bir embriyo elde etme ihtimalim gerçekte ne kadar?” olmalıdır. Bunlar birbirinden tamamen farklı iki sorudur.
Donör yumurtası gebelikten vazgeçmek değil, stratejiyi değiştirmektir
Birçok kadın için psikolojik açıdan en zor konu genetik bağdır. Bu nedenle donör yumurtası kullanma kararı aceleyle veya yalnızca tek bir başarısız tedavinin ardından verilmemelidir.
Aynı zamanda şunu anlamak önemlidir: Donör yumurtası kullanılması, kadının gebeliği kendisinin taşıyamayacağı ve doğum yapamayacağı anlamına gelmez. Sağlık durumu gebeliğe uygunsa, embriyo donör yumurtası ve partnerin spermi kullanılarak oluşturulur ve ardından hastanın rahmine transfer edilir. Kadın gebeliği kendisi taşır, doğum yapar ve çocuğun annesi olur.
En büyük hata evrensel bir rakam aramaktır
“Hangi AMH değerine kadar denemeye devam edilebilir?”, “Kaç yaşına kadar kendi yumurtalarımı kullanmak mantıklı?”, “Donör programına geçmeden önce kaç başarısız tüp bebek tedavisi yapılmalı?” Bu soruların herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Bir hasta için kendi yumurtalarıyla bir kez daha denemek mantıklı olabilir. Benzer AMH değerine sahip başka bir hastada ise yaş ve önceki tedavi geçmişi nedeniyle prognoz önemli ölçüde farklı olabilir.
Bu nedenle BioTexCom’da yalnızca tek bir değer değil, hastanın tüm üreme geçmişi değerlendirilir. Daha önce tüp bebek tedavisi gördüyseniz, önceki stimülasyonların sonuçlarını, embriyoloji raporlarını ve yapılan tetkikleri doktora göstermeniz önemlidir. Bu bilgiler, kendi yumurtalarınızla denemeye devam etmenin anlamlı olup olmadığını veya donör yumurtası programının değerlendirilmesi gerekip gerekmediğini anlamaya yardımcı olur.
Kendi yumurtaları ile donör yumurtaları arasındaki sınır belirli bir yaşta veya tek bir AMH değerinde çizilmez. Bu sınır, uygun bir embriyo elde etme ihtimalinin sonraki denemelerin zaman kaybettirecek kadar düşük olduğu noktada ortaya çıkar.
Bazen doğru karar bir kez daha denemektir. Bazen ise doğru zamanda stratejiyi değiştirmektir.